14 Şub

Fikri Sabitleyebilmek: Çerkes Karadağ

0

Çerkes Karadağ

Çerkes Karadağ, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçılarımızdan. Bu coğrafyanın dünyaya hediyesi insanlarımızdan da denir klasik ifadeyle ama zaten onun sınırları haritaların fiziksel çizgilerini çoktan aşmış durumda. Evrensel sanat diye birşey var ki fotoğraf disiplininde, belki onun işte orada olduğunu söylemek gerekir sadece. Bu bizim tanımımız olmaktan çok öte, fotoğraf sanatına gönül ve emek veren ve onun eserlerini görme şansına erişmiş otoritelerin nitelemesi.

Çerkes Karadağ ile İstiklâl Caddesindeki Megavizyon’un kafesinde görüştük. Aşağıdaki röportaj, kendisinin daha önce Almanca yayınlanan Tour-Key dergisine verdiği, burada ilk kez Türkçesinin yayınlanacak olmasından duyduğu hoşnutluğunu özellikle ifade ettiği bir söyleşi. Aldığımız notlar ve sohbet izlenimlerimizi de paylaşarak devam etmek istiyoruz.
devamı da var »

3 Şub

Işık

0

Sen ki ömrün dünyalara bedel
Ne ömrün kısalır ne dünyan yıkılır

Sen ki ezelden gelen ateşsin
Ne ışığın söner ne sözün yakılır

2 Şub

A, Elif, Alfa, Alef

0

Başımı kaldırıp yıldızlara baktığımda, kesin biliyorum,
Cehenneme gitmem onların umurunda bile değil,
Tüm yıldızlar kaybolduğunda veya öldüğünde,
Boş gökyüzüne bakmasını bilmeliyim
Ve biraz zaman bile alsa
Onun tüm kapkaranlık özünü hissetmeliyim…

–W. H. Auden

30 Oca

‘Hiç’, ‘Yok’tan iyidir

0

Hiç, hiç olunabilir mi? Mutlak ‘sıfır’ diye bir şey var mıdır? Fani bedenlerin uzayda kapladığı hacim midir çokluğu oluşturan, yoksa ruhumuzun görünmemezlikten mustarip hiçliği mi daha çoktur. Yok mudur? Hiç midir?

Hiç değilse ne kadardır? Ne kadarız?

Ne ‘kadarsak’, o ‘kadarız’.

23 Oca

Sakıncalı Piyade

0

Sakıncalı Piyade

Daha askerdeyken kırılmıştı kalemi. Sonraki kış bolşevikliğe yol verecek te oydu zaten. Bir kış günü, Reno On İki’sinin altında bir tankı tahrip edecek güçte bomba patlatanlar tarafından infaz edildi. Görev sona ermişti.

O kış hiç gelmedi…
devamı da var »

21 Oca

İki Dörtlük

0

İzafiyet Teorisi

I.
Ezel ezberi ebede yolcu
Parça bedenlere emanet adım
Kadim ışığı saadete öncü
Sonra sönmüş bir yıldızdım

II.
Hesapsız bir dokunuş
Tende değil sende vardım
Öncelikler haber salmış
Aslen vakit kaybıydım

8 Oca

Çok Şey İstiyorsun

0

İstememeyi istemek te
İstemek
İsteme dur
İstemeden de olur

8 Oca

Empati

0

Senin adına düşünülmesi değildir. Gibi düşünmektir.

Gibi düşünülebilmesi için seni tanıyor olmak gerekir. Tanımak ise, yabancılığın kabulünden yola çıkarak samimi bir yola çıkışla bile senle bir olabilmeye doğru adım atmak, sana doğru bir yolculuğa çıkmak diye tanımlanabilirse eğer, empati kurabilmek için yeterli olabilmenin de mümkün olamayacağını düşünebilir miyiz?
devamı da var »

4 Oca

Etkiler Etkilemez

0

Neler etkiler bizi… Neler etkilemez?

Etkilemeyen şeylerin de bir etkisi olmalı ki etkilemedikleri sonucuna vardırıyor bizi nihayetinde. Eh, onlar da etkiler diyebilir miyiz o halde?

Etki, maruz kalınan şeydir denilebilir. Dıştan gelip algı kapımızı çalan, savunma kalkanımıza çarpan, belki duvarı delip içimize giren, belki de içimizde kalmayıp hızla girdiği yerin tersinden çıkarak bizde büyük bir yara, büyük bir boşluk bırakıp giden şeydir, şeylerdir.
devamı da var »

4 Oca

Hesap Kitap

0

Hesaplı muhabbetler piç etti ya hesapsız selamları, artık selam da verilmez mi yoksa selam vere vere çalmalı mı hesap vermeyle bir sorunu olmayanlar yine aslında hesapsız ama hesaplılardan olduğunca nasiplenmiş kapıları…

Çalmalı.

Ancak böyle döner evdeki hesap çarşıdan ki belki biraz yoklamalı sadece. Peşin ödemektense…

Kimsenin kimseye borcu yok. Herkesin herkesten alacağı var ki tahsil edilse bir, kendi kendini doğuran hesapsız ve beklentisiz mutluluklardan boğulur muyuz bilinmez elbet.

Yoksa kapamalı mı tüm kapıları, kabuklar sertleştirilmeli mi…

Gidene kadar beklemek te var serde ama hesabı olanlarla hesabımız var…

4 Oca

Exlibrary Logo

0

Exlibrary.com

Exlibrary.com

devamı da var »

13 Ara

İletişebilmek veya İletişememek

0

Daha önce bir yazısından kıssa sunduğumuz Selim Tuncer’in Blog’undan:

İnsan zihnine gelen bir bilginin algılar içinde yer edebilmesi için, orada, sinyallerin denk düşeceği ve yapışacağı başka bilgiler olması gerekiyor. Eğer yapışacak bir şey bulamazsa yeni gelen bilgiler uçuşup gidiyor. Ya da şöyle söyleyelim; bir insanla iletişim kurmak istiyorsak onun zihninde var olan ve göndereceğimiz mesajın yapışacağı neler olduğunu dikkate almak zorundayız.

Aslında bu alıntı, onun daha önceki bir başka yazısından alıntı. Yani alıntının alıntısını yapmış oluyoruz ki, aslını okursanız hem siz hem de biz daha iyi etmiş oluruz.