24 Nis

Zamanın haritası, aksi zamanlar ve günlerin kuruluşu

0

Eduardo Galeano ağzından…

Zamanın Haritası

Dört milyar beş yüz milyon yıl önce, bir yıl eksik bir yıl fazla, cüce bir yıldız bugün yeryüzü ismine karşılık gelen bir gezegen tükürdü.

Dört milyar iki yüz milyon yıl önce, ilk hücre denizden ilk yudumu tattı, hoşuna gitti ve iki tane oldular; birlikte bir şeyler içsinler diye.

Dört milyar küsur yıl önce, daha neredeyse maymun olan erkek ve kadın ayaklarının üzerinde yükseldi ve kucaklaştılar, o durumdayken yüz yüze olmanın mutluluğunu ve paniğini ilk defa yaşadılar.

Yaklaşık dört yüz elli bin yıl önce, kadın ve erkek iki taşı sürttü ve onlara korku ve soğukla mücadelelerinde yardım eden ilk ateşi yaktı.

Yaklaşık üç yüz bin yıl önce, kadın ve erkek ilk kelimeleri söylediler ve anlaşabileceklerine inandılar.

Hâlâ aynı durumdayız: İki olmak isteğiyle, korkudan ölerek, soğuktan donarak kelimeler arıyoruz.
devamı da var »

16 Nis

Kavun tatlı, ben napim?

1

Apple’ın pazarlama başarısı üzerine düşünen, olumlu veya olumsuz fikir bildirenlerin çoğunlukla atladığı ya da bazılarının bilerek göz ardı ettiği çok temel bir husus var; ürünün kendisi. Evet, Apple ürünlerinin ta kendileri!
devamı da var »

13 Nis

biricik*

0

* biricik gibi biricik değil cik biri gibi biricik

12 Nis

Mesel Meselesi

1

Halil Cibran kitabı Gezgin’deki Sibel Özbudun’un önsözünden:

“Mesel” Habeş (mesel, messale), Arami (masla) ve İbrani (maşal) kökenlerinden Arapça’ya aktarılma, dilimize de Arapça’dan geçmiş bir terimdir. Mecaz ve teşbih yoluyla yapılan ve genellikle pratik ya da ahlaki bir ders vermeye yönelen kıyaslamaları ifade eder. Özellikle hayvan ve insan arasında yapılan teşbihler “meseller” faslında önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, mesel, bundan ibaret değildir, kuşkusuz. Cansız nesneler, düşsel yaratıklar, tanrılar ya da insanlar arasındaki ilişkileri de sıkça konu alırlar.

Gerek Arap, gerekse Türk yazınında mesel’in en yaygın kullanılışı, “darb-ı meseller” yani atasözleri şeklindedir. Darb-ı meseller genellikle bilinen ya da unutulmuş eski, alegorik bir öykü ve/veya masala (Daha doğru bir deyişle “mesel”e) gönderme yapan, özlü sözlerdir.

Mesellerin biçimlenişinde iki esas akım gözlenmektedir: Grek ve Doğu. Hangisinin önce oluştuğu tartışmalı, ancak karşılıklı etkileşim içinde geliştikleri, kesindir. Ne ki, aralarında, (…) içinde yeşerdikleri toplumsal formasyonların özgünlüğünü yansıtan farklılıklar vardır. Grek çizgisi “Fable” şeklinde gelişirken, Doğu’daki gelişimin “Parable”a daha yakınlık gösterdiği söylenebilir.
devamı da var »

8 Nis

“Dostum” Halil Cibran

0

Aç tırnak işareti,

Dostum, ben göründüğüm gibi değilim. Görüntü kuşandığım bir giysidir ancak– beni senin kuşkularından ve kendi ihmallerimden koruyacak dikkatle dokunmuş bir giysi.

İçimdeki “Ben” sessizlik konağında oturur ve sonsuza kadar orada kalacak, anlaşılmaz ve yaklaşılmaz.

Ne söylediklerime ne de yaptıklarıma inanmanı isterim– çünkü sözlerim senin kendi düşüncelerinden ve işlerim gerçekleştirilen kendi umutlarından başka bir şey değil.
devamı da var »

8 Nis

Bir göz Halil Cibran

0

Göz

Bir gün Göz dedi ki, “Bu vadilerin ötesinde mavi sisle örtülü bir dağ görüyorum. Ne güzel değil mi?”

Kulak dinledi ve bir süre dinledikten sonra dedi ki, “Fakat dağ nerede? Onu işitemiyorum.”

Sonra El konuşup dedi ki, “Ona dokunup hissetmek için boş yere uğraşıp duruyorum ama dağı bulamıyorum.”

Ve Burun dedi ki, “Dağ yok, kokusunu almıyorum.”

Sonra Göz başka tarafa döndü ve diğerleri aralarında Göz’ün garip hayali hakkında konuşmaya başladılar. Ve dediler ki, “Göz’e bir şeyler olmuş olmalı.”

H. C.

5 Nis

Originator Moriginator

0

Kaynağım İnsan blogu, “Profesyoneller”inin arasına beni de ekledi. İzini kaybetmeyi istemeyeceğim, önemli bir yazı oldu benim için. İzi.

28 Mar

yan yana yazdıklarım

0

fark ediyor ister fark edin ister fark etmeyin fark etmiyor

özgürlüğe yor böl ve söğüşle arayanı soranı yok zaten onlar kendilerine teşne

ne biliyorum ne biliyorum bilmiyorum biliyorum ne biliyorum ne bilmiyorum

a mı be mi ce diyor kör şeytan şık cevap ikisi birden nasıl olsa iki ucu da boşlu değnek

28 Mar

dert dili ve edebiyatı

0

derdim budur doktor
her şeyi içime atıyorum
ne kadar dolarsam dolayım
hep geç boşalıyorum

28 Mar

pekalade

0

biz olsak da olmasak da
çoğalıyor sokaklar
biz olmasak da kalabalık
çıkmaz sokaklar kadar ıssız
çıkan sokaklardan geçiyor yollarım
üstünden geçiyoruz hayatın
ve kanımca kararımca
üstüme düşeni kucaklıyor kollarım

26 Mar

Varsın olmasın?

1

Hani bazen bir şey yapmalarını istersin başkalarından. Bir türlü olmaz o, gecikir de gecikir veya denk gelmez bir şeyler. Bir şeyler girer araya ve olmasını engeller.

Vazcaymak gerek, hatta olmadığına sevinmek. Yabancı mı geldi?
devamı da var »

17 Mar

Bir ayran gönüllü, bir ayran

0

Bugünkü derdimiz etkili iletişim…

Alışılmadık insanlara alışıldık yöntemler işlemez. Alışılmadık yöntemler de alışıldık insanlara işlemez. Kim kimdir kısmını yeri geldikçe siz doldurun, ne nedir kısmı hayata dair.

Bu alışıldık alışılmadık zıtlığı, hesap kitap ve plan program yapmak zorunda hissettiğiniz her işe uyarlanabilir bence.

Bu öyle bir hesaptır ki “Alman usulü” ödenmez. Türk usulü cömertliğiyle veya ona rıza göstererek de ödenemez. Taraflardan biri kayıptır, mutlaka diğer taraf görecektir hesabı, damarı budur demeye çalıştığım şeyin.

Alışıldık insan, alışıldık ve zaten sizden beklenen tavır ile alışılmadık insan, alışılmadık ama zaten sizden beklenmeyen tavır. Bu iki uç ortasında kalabilen geçişken modeller arasındaki dengeyi tutturabilmek de var; “konumuza” göre.

İkincisi daha zor gibi mi sanki?

Ben hesabı rica edeyim.