Bu yazıda, hayatımızı bilgisayara benzetmek, benzettikçe de aslında ne olduğumuzu, ne olmadığımızı; nelere sahip olup, neleri kaçırdığımızı ortaya koymak istiyoruz.

Çokça tespitte bulunmak yerine, bu yazıda sizlerin yorumlarından faydalanmak asıl amacımız. Böylece salt kendi görüşlerimizle odur şudur demek yerine belki de farkında olmadığımız bazı gerçekleri sizlerden katkı alarak paylaşmak ‘en iyisi’ diyoruz ve bu yazı sonuna nakşedeceğiniz surette kendi yazacağınız paragrafları bekliyoruz.

Bu kavramlardan bazıları kendimizden, bazıları ise bilgisayarlardan ilham alıyor. İşte bizim benzetmelerimiz:

Kader

Bilgisayar veya akıllı elektrikli/elektronik aletlerdeki Flash belleği bilirsiniz. Bilmeyenler için söyleyelim; programcısı tarafından önceden tanımlanmış birtakım komutlar, o cihaza yaptırılmak istenen hareketleri belirler. Böylece harici bir komut ve katkı olmaksızın o cihaz, Flash bellek sayesinde görevini bihakkın yerine getirir. Sizce vücudumuzda Flash bellek görevini yerine getiren bir uzuv veya herhangi bir organımızda saklı bir alan veya bizim dışımızdaki bir bilgiişlem merkezinde bizi yöneten önceden tanımlı komutlar mevcut mu?

Depresyon

Bilgisayar kullananlar, özellikle Windows işletim sisteminin herhangi bir sürümüne maruz kalanlar bilir. Makine bazen çalışmak istemez. Çalışır da sizin enerjinize, çalışma isteğinize aynı heyecanla karşılık veremez. Ya birtakım gereksiz yüklerle doludur ki bunları sizlerin yüklemiş olmanız da gerekmez, (hayır, virüs vb. yabancı maddelerden bahsetmiyoruz) ya da o anda kullandığınız bir program, kafasına göre takılan bir başka programın işletim sisteminize yüklediği külfetten mustarip, görevini daha yavaş yerine getirir. Siz farenize istediğiniz kıvraklıkta hükmedin, ekrandaki imleç sizin hızınıza ayak uyduramaz. Hiçbirşey yapmak istemediğiniz zamanlar olur mu veya bu gibi zamanlarda aslında hayat normal seyrine devam ederken siz ne gibi gereksiz yüklerin esiri olduğunuzu düşünür de kendinizi yeniden başlatmak ister misiniz?

Yeniden başlatmak

Doğru gitmeyen birşeyi durdurmak istediğinizde bilgisayarınızı ‘Reset’ler misiniz yoksa tekrar edebileceği korkusuyla ona ‘Format’ mı atarsınız. Zaman zaman hayatımızı Reset’leyebiliriz. Bu, harddiskimizde kayıtlı olan şeyleri silmez ve biri çıkar, bu bilgileri anlamlı veriler halinde yeniden okuyabilir, okuyabilir de okuduğunda ne olur? Reset’lediğimiz bilgisayar ne kadar Reset’lenmiş olur? İş Format atmaya kadar gelirse, bilgisayar benzeştirmesinden hareket ederek düşünürsek, hayatımız söz konusu olduğunda bu sizce mümkün mü? Kendi kendimize Format atabilir miyiz?

Yetenek

Bilgisayarınızda herşeyi yapabilecek, her yere sarkabilecek ama bir o kadar da hiçbirine el sürmeyeceğiniz kadar çok program mı var, yoksa sizi önceden belirlenmiş hedeflerinize ulaştıracak, ‘yeteri’ kadar programla mı başbaşasınız. Ya moda olmuş yeni şeyler? Onları da hedeflerinize dahil edip bilgisayarınıza hediye mi edersiniz, yoksa başka şeyleri kendi haline bırakıp işinize mi bakarsınız? Bu söylediğimize ‘yetenek’ başlığı uygun mu o ayrı mesele…

Hafıza

Harddiskiniz ne kadar? Doldurabildiniz mi? Doldurabiliyor musunuz? Size yetiyor mu? Yoksa hayatınız boyunca didinip sadece yüzde bilmem kaçını mı doldurabileceğinizi sanıyorsunuz. Harddiskinizde ulaşabileceğiniz bölüntü alanıyla mı yetiniyorsunuz yoksa ulaşamadığınızı düşündüğünüz, isteminiz dışında müdahale edilebilen, sistem tarafından kullanılan boş veya dolu alanlar olduğunu tahayyül edebiliyor musunuz? Sisteme, sisteminize ne kadar hakimsiniz?

Önbellek

Harddiskimiz ne kadar büyük olursa olsun, günlük hayatımızda hemen kullanmamız gereken, anlık tepkilerimize yardımcı küçük hafıza alanları, önbellekler bulunur. Bu önbelleklere neler çağırırız? Tehlike işaretlerine verdiğimiz tepkiler, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu şeyleri karşılamak için gerekli tedarik bilgileri, biz farkında olmadan vücudumuzu oluşturan yaşamsal organların beynimize verdiği sinyal ve refleksler; örneğin nefes alma ihtiyacı vb., ‘ve benzemeyenleri’…

Hastalık

Vücudumuzun sağlıklı çalışabilmesi için gereken savunma mekanizmamız ne kadar güçlü? Ondan bundan türeyen en basit virüslere karşı kendimizi savunabilir durumda mıyız, yoksa bünyemiz her türlü dış etkiye açık ve açık olduğu oranda da umursamaz bir bekleme halinde mi? Stresle, gerekli veya gereksiz ama zaman zaman bizi aşabilen yüklerle baş edebiliyor muyuz? İşletim sistemimizi sorguluyor muyuz yoksa başkalarının da kullanıyor olması ve maruz kalınan etkilerin aynından onların da payını alıyor olması gibi bir teslimiyetle mi yaşıyoruz? Başka bir işletim sistemi seçme şansımız var mı? Başka işletim sistemleri olduğunu biliyor muyuz? Mevcut işletim sistemimizin hayatta kalabilmesi için yine başkalarının ürettiği ilaçlara mı başvuruyoruz yoksa hastalıklar dahil, bizi sağlıksız diye nitelendirilebilecek durumlara karşı savunan öz mekanizmalara sahip miyiz?

Bizden bu kadar.

ali riza esin 19 Ekim 2007